Erzingaz
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
BAŞKAN’A ALKIŞ
İhsan ÜNLÜ
ihsan66@gmail.com
BAŞKAN’A ALKIŞ
1 Temmuz 2009 Çarşamba

Hacı Bektaş Veli Anadolu Vakfı Erzincan şubesi bu sene bir ilke imza atarak Sivas Madımak Otelde yakılanlarla birlikte Başbağlar’da katledilenleri de anıyor.

Şube başkanı Sadık Düzgün’ü bu ince ve demokrat tavrından dolayı kutlamak gerekiyor.
Sevgili başkan, 1993’te oynanan oyunun farkına varıldığının açık bir örneği olarak böyle bir uygulamayı başlatarak çok önemli bir mesaj veriyor.

Oynanan bu çirkin oyunun bir ayağının da Erzincan gibi hassas bir bölgede gerçekleştirilmiş olmasından dolayı, böyle bir uygulamanın buradan doğmasından daha doğal bir şey olamazdı zaten.
Aklıselim olan hiç kimsenin onaylamayacağı böyle çirkin bir yakma hadisesinden sonra tezgahın bir parçası olduğu çok açık olan Başbağlar dramında da çok canlar yakıldı.
Her iki meşum hadisede de nice canlar öldürüldü, nice ocaklar söndürüldü.
Madımak’ta yanan yalnızca oradaki canlar değildi; ülke demokrasisi ve milletin huzuru da cayır cayır yanmak üzere tutuşturulmaya başlanmıştı.

Başbağlar’da masum ve sivil vatandaşlara uzanan vahşet elinin asıl hedefi, demokrasi ve insan haklarıydı aslında.
Ülkemin huzuru ve insanların kardeşliği birilerini rahatsız etmiş olmalı veya tatlı rantiyelerine mani olmalıydı ki en zayıf karnımızdan fitne ateşi körükleniyordu.
Sözümona Sivas’ta öldürülen Alevi-Solcu kesimin intikamı Başbağlar’da Sünni-Dindar kesimden insanlar katledilerek alınıyordu!
Şimdilerde daha net anlıyoruz ki; Madımak’da, Başbağlar’da, Gazi Mahallesi’nde yaşatılanlar hep tuzakmış. Geçmişte yaşanan Çorum, Maraş vb olaylardan pek de farkı yokmuş.

Senaryo hep aynı, figüranlar ve mekanlar farklıymış meğer.
Şükürler olsun ki bu hain planlar da tutmadı. Aksine hain oyunlar boşa çıkarılarak insanımızın daha çok birbiriyle kenetlenmesine sebep olundu.
Neyse ki hep birilerinin dediği olmuyor bu ülkede. O hainlerin hiç hesaba katmadığı mutlak hesap da devreye giriyor ve Hakk’ın ve halkın dediği olabiliyor.
Hakk’ın tecellisi için Sadık başkan gibi sağduyulu ve basiretli yöneticilere ve kanaat önderlerine büyük işler düşüyor.
Bu gibi günler fırsat bilinerek, açık yüreklilikle bu alçakça işlenen cürümler kınanmalı ve tekrar etmemesi için çaba sarfedilmeli.
Yaşananları örtbas ederek veya görmezden gelerek geri durmak yerine, dürüstçe ve demokratça- haksızlık kimden gelirse gelsin- karşı çıkılmalı ve telin edilmelidir.
Terör ve şiddetin kimseye yararı olmadığı gibi, onulmaz zararları vardır. Zira, terör ateşi düştüğü yeri yakmakla kalmıyor, her an herkesi tehdit edebiliyor.

Bu ülke, yıllarca kör cehalet ve bağnaz ideolojiler yüzünden akıl almaz felaketlere sürüklendi. Bu yangın, Alevi-Sünni, Kürt-Türk, Sağcı-Solcu, Laik-Dindar demeden herkesi yaladı, yuttu.

O yüzden teröre panzehir olabilecek sevgi ve barış dilini geliştirmemiz zaruridir.
Terörün sağcısı, solcusu, iyisi, kötüsü olmaz. Terör kimden gelirse gelsin lanetlenmeli ve çözüm yolları üretilmelidir.
Kanaatimizce çözüm yollarının en başında gelen kavram ise ‘empati’dir.
En az kendi değerlerimiz kadar karşı tarafın da değerlerine saygılı olup onu anlamaya çalışmamız bir çok problemin kendiliğinden halledilmesine yardımcı olacaktır.
Şu da bir gerçektir ki hiçbir Din, mensuplarına, karşıt görüşte olanları öldürme ve susturma yetkisi vermez. İnsana yakışan, katılmasa bile karşı tarafın görüşünü dinlemek ve saygı duymaktır. Fikirler, ancak fikirlerle çürütülmeli veya düşürülebilmelidir.

Artık bu ülkede, yeni Sivas’lar ve Başbağlar olmasın, insanlar ölmesin diyoruz.
Gün, sevgi ve barış günüdür.
Gün, farklılıklarımızla birlikte bir arada yaşama günüdür.
Gün, ‘gelin canlar bir olalım’, ‘iri olalım’, ‘diri olalım’ deme günüdür.
Gün, ‘Sivas’ta da, Başbağlar’da da yanan canlar bizimdir; her ikisine de uzanan kahpe eller kırılsın’ diyebilme günüdür.
Gün, akıl ve sağduyuyla hareket edip oynanan oyunlara gelmeme günüdür.
Gün, birlik ve dirlik içinde hareket edip kurulan tuzakları boşa çıkarma günüdür.

Sevgi ve muhabbetle..

top read